| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
MEHMET SİNAN ÇALIK PLATFORMURSSYorum RSS
Yazılar

internette en çok aranan kelimeler 

card credit 10011014
Ebay 9669518
Dog 7565349
Concert justin ticket timberlake 5161074
Music 4505914
Food 4501755
Hotel 4482992
Game 4446312
Halloween 4103274
Real Estate 2951271
Book 2458019
Flower 2419089
Download 2163364
Weather 1878683
Web Hosting 1875603
Forum 1764422
Map 1745957
Friends 1537424
Business 1388912
Hardware 1183492
Dating 1160365
Health 1134477
DVD 1083516
Insurance 1016777
Education 1001880
HTML 996097
Entertainment 964734
Tattoo 927294
Shoes 921372
nightmare before Christmas 895631
MP3 887698
Shopping 788985
Internet 768501
Jewellery 690099
Baby Names 665561
Motorcycle 663357

Öğrenci affı yarın komisyonda görüşülecek 

Öğrenci affı yarın komisyonda görüşülecek

Üniversitelerde öğrenci affını düzenleyen kanun tasarısı, yarın TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda görüşülecek.

TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Sağlam, Türkiye'de 1983 yılından bu yana, neredeyse her 1,5 yılda bir af çıkartıldığını anımsatarak, affın başlangıç tarihi ile ilgili olarak, "(af tarihi, 1950'den başlasın) diyenler var. Belli süre içinde insanlar üniversiteleri boşaltmazsa, geriden gelen gençlere yer açmak mümkün olmaz" dedi.

TBMM'ye sunulan tasarıda, 28 Haziran 2000 tarihinden itibaren her ne sebeple olursa olsun üniversiteden ilişiği kesilenlere, 2 ay içerisinde başvurmaları halinde aftan yararlanabilmelerine imkan tanındığını ifade eden Sağlam, ön lisans ve lisans düzeyinde ilişiği kesilenlere; devam şartını yerine getirmedikleri dersler için bir eğitim öğretim yılı, dönemlik dersler için bir dönem devam etme ve 4 sınav hakkı verildiğini bildirdi.

Sağlam, açık öğretim sistemi ile öğrenim yapılan ön lisans, lisans tamamlama ve lisans programlarından kaydı silinenler de bu haktan yararlanacağını bildirerek, aftan yararlanacakların askerliğinin tecil edilebileceğini, öğrenim kredisi veya katkı kredisi borcu bulunanların da borçlarının erteleneceğini kaydetti.

Tasarının, ön lisans, intibak sınıfları, lisans tamamlama, 4 yıllık lisans eğitimi, pedegojik formasyon, lisansüstü eğitim, tıpta uzmanlık ve sanatta yeterlilik gibi yükseköğretimdeki tüm alanları kapsadığını vurgulayan Sağlam, "Tasarı çok ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiş ve geniş tutulmuş. Kapsamı daha fazla olamazdı, bütün ayrıntıyı vermişler" dedi.

Sağlam, 1983 yılından bu yana öğrenci affıyla ilgili 9 ayrı kanun çıkartıldığını anımsatarak, "Bu kanunlardan 163 bin 851 öğrenci faydalanmış. Türkiye'de 1983 yılından bu yana, neredeyse her 1,5 yılda bir af çıkartılmış. Bunun sonu yok" dedi.

2008 yılı sınav uygulama takvimi meb 

EĞİTEK
ÖLÇME DEĞERLENDİRME VE AÇIK ÖĞRETİM KURUMLARI
DAİRE BAŞKANLIĞI


2008 YILI SINAV UYGULAMA TAKVİMİ

SIRA
NO

SINAV ADI

SINAV TARİHİ

1.

AÇIK İLKÖĞRETİM OKULU I. DÖNEM SINAVI

12-13 Ocak 2008

2.

* AÇIK ÖĞRETİM LİSESİ I. DÖNEM SINAVI
* MESLEKİ AÇIK ÖĞRETİM LİSESİ

26-27 Ocak 2008

3.

MOTORLU TAŞIT SÜRÜCÜ ADAYLARI SINAVI (2008/1)

16 Şubat 2008

4.

MESLEKİ TEKNİK AÇIK ÖĞRETİM OKULU
(Sakarya Üniversitesi Sertifika Programı I. Dönem)

22 Mart 2008

5.

AÇIK İLKÖĞRETİM OKULU II. DÖNEM SINAVI

12-13 Nisan 2008

6.

MOTORLU TAŞIT SÜRÜCÜ ADAYLARI SINAVI (2008/2)

19 Nisan 2008

7.

DEVLET PARASIZ YATILILIK ve BURSLULUK SINAVI
(5. sınıf ile 9.10. ve 11. sınıflar)

04 Mayıs 2008

8.

MESLEKİ TEKNİK AÇIK ÖĞRETİM OKULU
(Elektrik Tesisatçılığı Yetki Belgesi I Dönem Sınavı)

17 Mayıs 2008

9.

* AÇIK ÖĞRETİM LİSESİ II. DÖNEM SINAVI
* MESLEKİ AÇIK ÖĞRETİM LİSESİ
* AÇIK İLKÖĞRETİM OKULU NOT YÜKSELTME SINAVI

17-18 Mayıs 2008

10.

* ORTA ÖĞRETİM KURUMLARI ÖĞRENCİ SEÇME ve YERLEŞTİRME SINAVI
* DEVLET PARASIZ YATILILIK ve BURSLULUK SINAVI
(İlköğretim Okulu 8. sınıflar)
* POLİS KOLEJİ ADAY TESPİT SINAVI
*ÖZEL OKULLAR

08 Haziran 2008

11.

* SEVİYE BELİRLEME SINAVI (6.sınıf)
* DEVLET PARASIZ YATILILIK ve BURSLULUK SINAVI (6. sınıf)

21 Haziran 2008

12.

* SEVİYE BELİRLEME SINAVI (7.sınıf)
* DEVLET PARASIZ YATILILIK ve BURSLULUK SINAVI (7. sınıf)

22 Haziran 2008

13.

MOTORLU TAŞIT SÜRÜCÜ ADAYLARI SINAVI (2008/3)

05 Temmuz 2008

14.

MESLEKİ TEKNİK AÇIK ÖĞRETİM OKULU
(Sakarya Üniversitesi Sertifika Programı II. Dönem)

12 Temmuz2008

15.

MOTORLU TAŞIT SÜRÜCÜ ADAYLARI SINAVI(2008/4)

23 Ağustos 2008

16.

MESLEKİ TEKNİK AÇIK ÖĞRETİM OKULU
(Elektrik Tesisatçılığı Yetki Belgesi II. Dönem Sınavı)

06 Eylül 2008

17.

MOTORLU TAŞIT SÜRÜCÜ ADAYLARI SINAVI(2008/5)

25 Ekim 2008

18.

MESLEKİ TEKNİK AÇIK ÖĞRETİM OKULU
(Elektrik Tesisatçılığı Yetki Belgesi Sözlü Sınavı)

08 Kasım 2008

19.

MESLEKİ TEKNİK AÇIK ÖĞRETİM OKULU
(Sakarya Üniversitesi Sertifika Programı III. Dönem)

22 Kasım 2008

20.

MOTORLU TAŞIT SÜRÜCÜ ADAYLARI SINAVI (2008/6)

27 Aralık 2008

21.

TÜM BAKANLIKLARA BAĞLI/İLGİLİ KURUM VE KURULUŞLARLA
YAPILACAK OLANPROTOKOLLÜ SINAVLAR

I.Dönem
ŞUBAT - MART NİSAN
II. Dönem
EYLÜL - EKİM - KASIM

EHLİYET SINAV SORULARI 

ARKADAŞLAR  EHLİYET SINAVlLARINDA ÇIKMIŞ SORULARI AŞAĞIDAKİ LİNKDEN GÖREBİLİRSİNİZ.

MOTORLU TAŞIT SÜRÜCÜ ADAYLARI SINAVI SORU KİTAPCIKLARI: 

                                LİNKLERİ TIKLAMANIZ YETERLİ!

23 AĞUSTOS 2008  : http://egitek.meb.gov.tr/Sinavlar/Sorular/MtsaSorulari/23Agustos2008MtsaSnv.rar

05 TEMMUZ 2008    : http://egitek.meb.gov.tr/Sinavlar/Sorular/MtsaSorulari/5Temmuz2008MtsaSnv.rar

19 NİSAN 2008       : http://egitek.meb.gov.tr/Sinavlar/Sorular/MtsaSorulari/19Nisan2008MtsaSnv.zip

16 ŞUBAT 2008       : http://egitek.meb.gov.tr/Sinavlar/Sorular/MtsaSorulari/16Subat2008MtsaSnv.zip

27 EKİM 2007         : http://egitek.meb.gov.tr/Sinavlar/Sorular/MtsaSorulari/27Ekim2007MtsaSnv.zip

25 AĞUSTOS 2007  : http://egitek.meb.gov.tr/Sinavlar/Sorular/MtsaSorulari/25Agustos2007MtsaSnv.zip

07 TEMMUZ 2007    : http://egitek.meb.gov.tr/Sinavlar/Sorular/MtsaSorulari/07Temmuz2007MtsaSnv_Y.zip

21 NİSAN 2007       : http://egitek.meb.gov.tr/Sinavlar/Sorular/MtsaSorulari/21Nisan2007MtsaSnv_Y.pdf

09 ARALIK 2006      : http://egitek.meb.gov.tr/Sinavlar/Sorular/MtsaSorulari/9Aralik2006MtsaSnv.pdf

14 EKİM 2006         : http://egitek.meb.gov.tr/Sinavlar/Sorular/MtsaSorulari/14Ekim2006MtsaSnv.pdf

26 AĞUSTOS 2006  : http://egitek.meb.gov.tr/Sinavlar/Sorular/MtsaSorulari/26Agustos2006MtsaSnv.pdf

08 TEMMUZ 2006    : http://egitek.meb.gov.tr/Sinavlar/Sorular/MtsaSorulari/8Temmuz2006MtsaSnv.pdf

22 NİSAN 2006       : http://egitek.meb.gov.tr/Sinavlar/Sorular/MtsaSorulari/22Nisan2006MtsaSnv.pdf

18 ŞUBAT 2006       : http://egitek.meb.gov.tr/Sinavlar/Sorular/MtsaSorulari/18Subat2006MtsaSinviB.pdf

                      NOT : DOSYALARI AÇABİLMEK İÇİN WINRAR vaya WINZIP PROGRAMLARI YÜKLÜ OLMASI GEREKİYOR.

Bitki Koruma Ürünleri Bayi Ve Toptancılık Sınavı Soruları 

Bitki koruma ürünleri bayi ve toptancılık sınav soruları na aşağıdaki linkden ulaşabilirsiniz.

http://egitek.meb.gov.tr/Sinavlar/Sorular/Diger/Bakanliklar/tarim2008.rar

Yurt Dışında Görevlendirilecek Öğretmenleri Seçme Sınavı Duyurusu 

T.C.MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞIDış ilişkiler Genel MüdürlüğüYURT DIŞINDA GÖREVLENDİRİLECEK ÖĞRETMENLERİN MESLEKİ YETERLİK VE YABANCI DİL SINAVI İLE TEMSİL YETENEĞİ MÜLAKATI HAKKINDA AÇIKLAMAYurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın öğrenim çağındaki çocuklarının öğretimini sağlamak amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünce mesleki yeterlik ve yabancı dil sınavı ile temsil yeteneği mülakatı usulüyle öğretmenler seçilecektir.            15 Kasım 2008 tarihinde Ankara ve İstanbul’da yapılması planlanan mesleki yeterlik ve yabancı dil sınavına müracaatlar, 21 Ekim–04 Kasım 2008 tarihleri arasında Bakanlığımızın http://www.meb.gov.tr ve http://digm.meb.gov.tr internet adreslerinden elektronik başvuru yoluyla yapılabilecektir.Yapılacak sınav ve mülakat sonucu, 2009 ve sonraki yıllarda 16 ülkede görevlendirilmek üzere 40 ayrı branşta 806 öğretmen seçilecektir.Avrupa ülkeleri dışındaki ülkelerde görev almak üzere müracaat eden öğretmenlerin yabancı dil düzeyleri yapılacak mesleki yeterlik ve yabancı dil sınavıyla belirlenecektir.Avrupa ülkelerinde görev almak üzere müracaat eden öğretmenler ise Mesleki Yeterlik ve Yabancı dil sınavıyla Temsil Yeteneği Mülakatında başarılı olmaları durumunda görevlendirilmek istedikleri ülkede geçerli olan dil esas olmak üzere KPDS’den ‘’E’’ düzeyinde belgeye veya yetkili kurumlarca verilen B–1 düzeyinde belgeye sahip olmak kaydıyla 2009–2010 öğretim yılından itibaren başarı sırasına göre görevlendirileceklerdir.Bakanlığımızın 2008 yılından itibaren başlattığı bir uygulamayla Avrupa ülkelerinde görev almak isteyen öğretmenler için müracaat esnasında istenen yabancı dil belgesinin, sınav tarihinden itibaren 3(üç) yıllık bir sürede getirilmesine imkân sağlanmıştır. Bu uygulamayla daha çok öğretmenimizin sınava müracaatı ve öğretmenlerimizin yabancı dil öğrenmelerinin teşvik edilmesi amaçlanmaktadır.Sınavla ilgili tüm açıklamalar Bakanlığımız internet sitesinde 17 Ekim 2008’den itibaren yayımlanacak olan “Yurt Dışında Görevlendirilecek Öğretmenlerin Mesleki Yeterlik ve Yabancı Dil  Sınavı ve Temsil Yeteneği Mülakatı Kılavuzu”nda yer almaktadır.                        Türk Cumhuriyetleri ve Türk Topluluklarında Bakanlığımız işbirliğinde açılan öğretim kurumlarında görevlendirilecek öğretmenleri seçme sınavı duyurusu, Yurt Dışı Eğitim Öğretim Genel Müdürlüğü tarafından ayrıca yapılacağından, söz konusu ülkelerde görev almak isteyen öğretmenler bu sınav kılavuzu kapsamında başvuruda bulunamayacaktır.                         Mesleki yeterlik ve yabancı dil sınavı ile ilgili tüm iş ve işlemler(müracaat,giriş belgesi alma, sınav sonucu,aday bilgi formu doldurma ve onay işlemleri) http://www.meb.gov.tr  internet adresinde başvuru ekranın açıldığı sayfada yürütülecektir. Başvurudan itibaren aday ve kurumlarca yapılacak iş ve işlemler aynı ekran üzerinde işlem tarihine göre yer alacaktır.

kurtlar vadisi pusu 42. bölüm Video 

Vadi, Bakara Süresi ile başladı!

Sezona sürprizlerle başlayan Kurtlar Vadis Pusu'da geceye, dizinin başlangıcında Bakara Süresi'nin son ayetinin  okunması vurdu.

Ömer Baba, İskender'in, Deli Hikmet'in evini ateşe vermesinden sonra hayatını kaybeden Pürmüz, Nevzat ve Eren'in mezarlarını ziyaret ederken okunan Sure'nin Türkçe meailde alt yazı olarak verildi.

Amenarrasulü olarak da bilinen ve 4 büyük halifenin sonuncusu Hz. Ali'nin ‘‘Aklı başında hiçbir adam görmedik ki Bakara Suresi’nin son iki ayetini okumadan uyusun.” dediği rivayet dilen Süre'nin son iki ayetinin meali şöyle:

"285.Elçi, kendisine Rabbinden indirilene iman etti, mü'minler de. Tümü, Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve elçilerine inandı. "O'nun elçileri arasında hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz. İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz bağışlamanı (dileriz). Varış ancak Sanadır" dediler.

(Dizide okunan bölüm....) 286.Allah, hiç kimseye güç yetireceğinden başkasını yüklemez. (Kişinin nefsinin) Kazandığı lehine, kazandırdıkları aleyhinedir. "Rabbimiz, unuttuklarımızdan veya yanıldıklarımızdan dolayı bizi sorumlu tutma. Rabbimiz, bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Rabbimiz, kendisine güç yetiremeyeceğimiz şeyi bize taşıtma. Bizi affet. Bizi bağışla. Bizi esirge, Sen bizim Mevlamızsın. Kafirler topluluğuna karşı bize yardım et."

DİZİYİ İZLEMEK İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ TIKLAYINIZ...

http://www.ihlassondakika.com/detail.asp?id=84760

KÜRESEL KRİZ AMERİKA BATIYORMU! 

 KRİZ NEDEN ÇIKTI

Bankacılıkta 'Minsky anı' diye bir deyim var. Yani insanların kafasına bir şeylerin dank ettiği, tehlikenin kapıda olduğu algılamasının yaygınlaştığı bir andır. İnsanların ekonominin üzerinde kara bulutlar olduğuna ilişkin kanılar pekişmeye başlar. Öyle bir andayız. Şimdi insanların kafasına bir şeyler dank ettiği bir döneme geçilebilir. Amerikan ekonomisinin çatırdadığı 1929 bunalımının sonrasından beri görülmeyen ölçüde faizler düştü. İnsanlar paralarını fonlara emanet etmiyor. Zamanla bankalara da emanet etmemeye başlayabilirler, böyle bir ihtimal var. Kısa vadeli tasarrufların yatırıldığı fonlara güven azaldı, tasarruf sahipleri paralarını çekmeye başladı. Bazı iflaslar da bu nedenle oldu. Henüz tasarruf sahiplerinin bankalara koşup paralarının güvencesini sorguladığı bir aşamaya gelinmedi. İnsanların mevduatlarını çekmek istemeleri noktasına gelinirse, bu kapitalizmin kıyamet gününün geldiği anlamına da gelir.

»Bu yaşanan ekonomik sarsıntıyı siz nasıl tanımlıyorsunuz?

Bence bu ilk gerçek küresel kriz. Diğer krizlerin de başka yerlerde kaçınılmaz etkileri olmuştu ama, ciddi çöküş tehdidi altında olanlar belli yerlerdi:1994 Meksika krizi, sonra Asya krizi, Rusya krizi, 2001'de ABD'de internet hisseleri çöktü....Küreselleş me tarihinde 6-7 tane böyle kriz var. Ama bu seferki gerçek anlamda küresel kriz, Rusya'da da, Çin'de de, Avrupa'da da hissediliyor.

»Krizi hareket geçiren neydi?

Reel geliri, satın alma gücü sınırlı olan kesimler tüketici kredileri ve kredi kartları gibi mekanizmalarla talep unsuru haline getiriliyor. İkincisi, düşük faizli konut kredileriyle önce zor konut sahibi olabileceklere, zaman içerisinde de hiç konut sahibi olamayacaklara dahi likidite sunuluyor. Bankaların eşiğinden bile adım atmayı aklına getirmeyen, 'subprime' denen, özellikle azınlıklar, siyahlar, Pishanikler ve işsizlerin oluşturğu gariban yurttaşların kapısını çalarak 'Sizi ev sahibi yapalım' deniyor. Subprime demek, krediye mazhar olmayan insan demek; normal olarak piyasaların borç vermeceği insanlara likidite bollanması nedeniyle büyük krediler açılması. Öyle örnekler anlatılıyor ki: Kadın çalışmıyor, işsizlikten aldığı parayla gündelik geçimini bile sağlayamıyor, ona 'size kredi açılım, ik katlı ev satalım, bir katında siz oturursunuz, bir katını 2 bin dolara kiraya verirsiniz, borcunuzu da ayda bin dolara ödensiniz'deniyor. Kadın durduğu yerde ev sahibi olacak ve üzerine para kazancak. 'Teaser rate' denen böyle şeyler var. Ödeme önce çokdüşük bir fizle başlıyor,sonra oran artabiliyor. Ayrıca, şöyle bir eşitsizlik de var: bu yoksul kesimlere kredi veriliyor ama, 'madem riskleri fazla, faizleri de bunu telefi edecek yükseklikte olmalı' deniyor. Bir doktor veya avukat ev aldığında yirmi yılda 250 bin dolar ödüyorsa, aynı ev bir temizlikçiye, geçici işlerde çalışan birisine 350 bin dolara maloluyor. Aynı ev zengine ucuza, yoksula pahalıya satılıyor.

»Hiçbir düzenli geliri olmayana dahi kredi verildiği düşünülürse, bu kriz nasıl oldu da daha önce patlak vermedi?

Piyasada para bolluğu var, ev fiyatları artıyor. Bu iyimserlik havası yaratıyor. 50 bin dolar peşin vererek 350 bin dolarlık evi krediyle aldın diyelim. Ödeyemez hale geldiğinde, ev haczediliyor. Fiyatlar yükseldiğinden evin fiyatı 380 bin olmuş, satıyorlar, borçlarını tahsil ediyorlar, sana da 30 bin dolar veriyorlar. Zarar ediyorsun ama, krediye veren banka parasını kurtarıyor. Bankaların kredilerini ödeyemeyen insanların evlerini satışa çıkarması konut fiyatlarını düşürüyor, bu sefer evin fiyatı borcu karşılamıyor. Burada kar topu etkisi var. Bin ev, on bin, yüz bin, beş yüz bin ev satılıyor, art arttırılıyor, fiyatlar iyice düşüyor.

»Krizin ana nedeni konut kredileri mi?

Asıl neden, Marksist yorumla ifade edilirse, eksik talep ve aşırı üretimin ortaya çıkaracağı krizin finansal mekanizmalarla ertelenmesi. Normalde, gelirin kadar harcama yapmayı düşünürsün. Ama ABD'de, genel trend olarak reel gelirlerde sürekli bir düşüş, insanların tüketimindeyse artış var. ekonominin belkemiğini tüketim harcamaları oluşturuyor. İnsanların gelirlerinin ötesinde tüketmesini iki mekanizması var: Biri kolayca verilen tüketim kredileri, kredi kartları...ikincisi, krediyle ev alıyorsun, 300 bin dolara aldığın ev, bakıyorsun 400 bin dolar olmuş; 50 bin dolarlık tasarrufunu bankaya yatırmışsın, o da oluyor 60-70 bin dolar...Böylelikle, 'oturduğun yerden evin değeri, borsadaki portföy yükseliyor, 3 bin kazanıyorum, 5 bin harcasam ne olur' diyorsun. Buna refah etkisi deniliyor.

»Ama hayali bir durum bu değil mi?

Evet, fiktif bir durum. Şimdi en büyük risk, bu 'refah etkisi'nin tersine dönmesi. Bu sefer de ayda 6 bin dolar kazanan insan 300 bin dolarlık evimin değir 250 bine, borsadaki 50 bin dolarlık yatırımım 40 bine indi, aman kemerleri sıkayım' diyecek ve bu da çok ciddi bir daralmaya neden olacak. Şu ana kadar bu ortaya çıkmadı, Amerikalılar çok iyimser oldukları için hâlâ işlerin düzeleceği havası devam ediyor.

»Kredi alan en alttakiler evlerini kaybedecek ve zarar görecek. Bu kriz hangi sınıfları nasıl etkiliyor?

Yaygın medyada batan bankalar tartışılıyor yalnızca: '150 küsur senelik koskoca Lehman Brothers bir anda battı, hissedarları ciddi zarara uğradı..' Evini kaybeden insanlardan bahsedilmiyor. Bir dönem, subprime nedeniyle 2.5 milyon kişinin evini kaybettiğinden bahsediliyordu, şimdi bu durum prime borçlara da yayılmaya başladı, muhtemelen bu sayı 3-5 milyonu buldu, ki bu sadece finansal piyasalardaki gelişmelerin sonucu. Reel piyasalarda daralmalar başlayıp işsizlik artınca, borcunu ödeyemeyenler de artacak. Şimdi risk algılaması yükseldiği için, Merkez Bankası faizleri düşürdükçe, diğer faizler düşmek yerine yükseliyor. Çünkü herkesi daha riskli kabul ediyorsun,reel ekonominin daralacağını öngörüyorsun, 'borç verdiğim insanın yarın işsiz kalma olasılığı yüksek' diyorsun. İkincisi, bankalar birbirine güvenmiyor, kredi vermiyor, bankalar arası para piyasası donmuş durumda.

»Kurtarma operasyonu batan veya batmak eşiğindeki kuruluşların kamu parasıyla, hazine desteğiyle kurtarılması mı?

Bu operasyondan yola çıkarak, daha müdahaleci bir devlete dönüşün kaçınılmaz olduğu iddiası var.

Biz sosyalistler, genellikle, ciddi bir toplumsal değişikliğin söz konusu olduğunu düşündüğümüz dönemlerde veya tam tersine, çok sistem dışı kaldığımız en radikal programı öne çıkardığımız dönemlerde, bankaların, finansal sistemin kamulaştarılması ndan bahsederdik. Son zamanlarda bu, hiç gerçekçi olmayan, düşünülemeyecek bir öngörü gibi görülüyordu. Şimdi neredeyse gidilen nokta bu. Kapitalizm enerjisini paradan alır, bütün enerjisi paranın dönüşüdür. Paranın dönüşü de insasnların o anda ceplerinde olan paradan bir süre için vaz geçebilmekte karşılarındakine güven duymasıyla mümkündür. O güvenin ortadan kalktığı noktada, para sirkülasyonu olmaz. Bunu sağlayabilecek olan ancak devlettir. Devlet bunu ya zorla yapar ya da en güvenilen kurum Merkez Bankası'dır, çünkü en kötü ihtimalle para basarak borcunu öder. Düşünün, ABD küresel kapitalizmin en büyük ülkesi, finanslaşmanın en yaygınlaştığı ülke ve Amerikan finansal sisteminde yatırım bankacılığı çok önemli. Yatırım bankası denince akla beş büyük banka geliyor, bunların üçü Bearn Stears, Lehman Brothers, Merrill Lynch ortadan kalkmış, diğerleri Goldman Sacks ile Morgan Stanley'in ne olacağı da belli değil. Bu, artık ABD'de yatırım bankacılığı diye bir müessesenin kalmaması demek.

»Türkiye nasıl etkilenir?

2009'dan itibaren etkinin hissedilebileceğ i, önümüzdeki bir buçuk sene, büyümenin yüzde 4'ün altında olacağı söyleniyor...

Küresel ekonomiyle yakın bağları olan hiçbir ülke bu krizden zarar görmeden kedisini kurtaramayacak. Ama özellikle Türkiye gibi cari işlemler açığı çok yüksek olan ülkeler daha fazla etkilenecek. Türkiye cari işlemler açığı veriyor, yani yurtdışı aleme sattığı mal ve hizmetlerden elde ettiği döviz gelirleri, aldığı mal ve hizmetlere harcadığı paradan daha az. Bu sistemin devam etmesi için finanse edilmesi gerekiyor, ABD'de kamunun borçlanma faizlerinin bu kadar düştüğü, risk algılamasının bu kadar yükseldiği bir dönemde, Türkiye gibi ülkeler, YTL cinsinden faizleri daha da yüksek tutarak para çekebilirler. Faizlerin yükselmesi, Türkiye'de durğunluğun artması, yatırım eğilimlerinin iyice duraksaması demek. İkincisi, Türkiye kendi özgü krizler yaşadığında, örneğin 1994'te, 2001'de,büyük ölçüde üretim altyapısını dış aleme yönlendirip ihracat gelirlerini arttırarak krizden sıyrılmayı denerdi, şimdi her yerde talep düştüğün için böyle bir şansı olmayacak. Bu krizin Türkiye'ye zararını sınırlandırıcı olumlu bir etki, görmeye başladığımız gibi, petrol, enerji, ham madde fiyatlarındaki düşüşler olabilir. Türkiye bunların ithalatçısı olduğu için buradaki faturası daralacak. Böyle bir durumda, Türkiye gibi ülkeler, çalışan insanların gelirlerini arttırarak, sosyal harcamaları arttırarak talebi sıradan insanlarla sağlamak yoluna gidebilirler.

İkincisi bu krizin Türkiye'nin önünde ciddi bir fırsat olduğunu düşünüyorum. 1982, hatırlanırsa dünya borç krizi olmuştu, bütün borçlu ülkeler Latin Amerika ülkeleri, Güney Kore, Polonya gibi ülkele borçlarını ödemekte sıkıntıya düştüler ve borçları yeniden yapılandırıldı. Evet, bu süreçte ekonomileri ciddi daraldı, genel olarak zarar gördüler ama, en azından borçlarında bir indirime gittiler, vadeler yayıldı. Halbuki o dönemde Türkiye efelik yapan Özal'ın 'aman borçların kuruşunu bile aksatmayalım, sonra sittin sene borçlanamayız' öngörüsü üzerine, borçlarını son sentine kadar ödedi. Bu süreçten en fazla zararla çıkan Türkiye oldu. Şimdi, Türkiye'nin de borçlarını yeniden yapılandırması için bir fırsat doğuyor. Efelik yapmak yerine pazarlık yapılabilir.

»Türkiye'nin pazarlık gücü var mı?

Borçluysanız, her zaman bir pazarlık gücünüz vardır, hele büyük borçluysanız. Borcunu ödeyemediğini söylüyorsan ve insanlar hala sana mallarını, petrollerini, arabalarını satmak istiyorsa, pazarlık gücün vardır. Bunun iyi örneği Arjantin.

Şimdi artık dünya, bize anlatıldığı anlamda küreselleşmenin geçerliliğini yitirdiği, bütün kuralların, kurumların, mekanizmaları n tekrar gözden geçirileceği, tekrar yapılandırılacağı bir döneme giriyor. Burada oluşabilecek pazarlık gücünden yararlanmak lazım. Bunu sadece muhalif iktisatçılar değil, sistemin en önde gelen yorumcuları söylüyor. Sistemin bütün varsayımlarının sorgulandığı, yeniden yapılandırıldığı bir dönemden geçiyoruz. Krizler aynı zamanda fırsatlar da demekse, yeni fırsatların da ortaya çıkabileceği söylenebilir.

»Sistemin sorgulanmasından kastettiğiniz ne, neoliberal politikalardan vazgeçiş mi, bir restorasyon mu?

Bütün dünyada, hem ülkelerin içerisinde, hem de küresel anlamda bir sınıf mücadelesi olacak. Sermaye gücünü elinde tutanlarla, ezilenler, emekçiler arasında ve güçlü ülkelerle zayıf ülkeler arasında, yani hem sınıf savaşımının, hem de emperyalizmin aslında eskiden olduğundan çok daha fazla hissedildiği bir döneme geliyoruz. Tabii kesin kehanetlerde bulanmak çok zor, ama farklı bir dönem olacağı, ezberlerin bozulacağı bir dönem olacağı da açık. Yani 'emperyalizm yoktur' diyerek ezber bozma döneminden, 'emperyalizm vardır' diyerek ezbere dönme dönemine geliniyor. Aslında, ezber bozmanın 'emperyalizm vardır' demek olduğu görülecek.

»Bu operasyonla kriz aşılmazsa ne olacak?

Neoliberal düşünce kuruluşlarının hepsi şunu söylüyordu. 'Piyasının inisiyatifi ne kadar arttırılırsa, sosyal harcamalar ne kadar azalırsa, deregülasyon ne kadar yaygınlaşırsa, özelleştirmeler ne kadar sonuçlandırılırsa, dünya için, ABD için o kadar hayırlı olur7. Bu ideolojinin ciddi bir darbe yediği dönemdeyiz. Bizim neo-liberalizm diye tanımladığımız düşünce üzerinde çok ciddi bir ısrar olacağını düşünmüyorum. 'Artık değişik bir döneme girilmiştir, bunun değişik parametreleri vardır' denecek. Ama devlet kapitalizminin olması emekçilerin lehinedir anlamına gelmez. Devlet kapitalizmi de sömürünün en şiddetli olduğu, sermayenin ülke ve dünya kaynaklarını en hoyratça kullandığı bir dönem olabilir.

05 Ekim 2008 Tarihinde Yapılan Gümrük Müşavirlik Sınavı Soruları ve Cevapları 

 Sınava Giren Arkadaşların Dikkatine,

05 Ekim 2008 Tarihinde Yapılan Gümrük Müşavirlik Sınavı Soruları nın cevapları ve yorumları  sisteme yüklenmiştir.

LÜTFEN AŞAĞIDAKİ LİNKDEN SORU VE CEVAPLARI İNDİRİNİZ !

http://egitek.meb.gov.tr/Sinavlar/Sorular/Diger/Bakanliklar/gumruk2008.rar 

Alternatif link:

http://ultrashare.net/hosting/fl/9d63b4f627/gumruk2008

http://www.platform.bloggum.com/

21 Eylül 2008 Tarihinde Yapılan Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü Personelinin Görevde Yükselme Sınavının Soruları Ve Cevap Anahtarları 

21 Eylül 2008 Tarihinde Yapılan Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü Personelinin Görevde Yükselme Sınavının Soruları Ve Cevap Anahtarları

http://egitek.meb.gov.tr/Sinavlar/Sorular/Diger/Bakanliklar/21_Eylul_2008_ToprakMahsulleri.rar